Ana sayfaya dönmek için tıklayınız.

başyazı
iki ayın içinden
öyküler
yapıtlar yazarlar
Bilisim Evreninden
çiçek yağmuru yapıtlar
günlük
 
 
yazarlar
künye
Fotograflar
iletişim

 

 

 

 

Dilbilim Sözlüğü 2:

Düzçeviri yoluyla terimsel sığlama ve yanlışlari

 

Ömer Demircan


 

Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinde kimi öğrenciler ile kimi genç araştırmacılar: “Osmanlıca boyalı olmayan metinleri anlama zorunluğu yok” biçiminde güdümleniyorlar. Bilimsel açıdan bu tutum öğrenciyi gelişmeye kapatıyor. Ne ölçüde öztürkçe türevler içerirse içersin, bir Türk Dili öğrencisi, dil üzerine Türkçe bir metni okumak ve anlamak zorundadır. Oysa, bu biçimiyle Dilbilim Sözlüğü öyle düşünmeyenlere pek uygun değil.ii Yalnızca “yabancıdilde öğrenim” gören üniversite öğrencileri için biraz-anlaşılır, sayılabilir. Sözlükteki (doğruluğu tartılmamış) anlatıma göre düşündüğüm daha uygun karşılıklar aşağıda verilmiştir.iii Terim düzanlamlanabilmeli ama bu yargı hiçbir zaman “terim düzçeviri ile aktarılmalı” anlamını taşımaz.

Soldaki sayılar DS içindeki sayfaları gösterir. (*)=kabul edilemez, yanlış. (/) = yerine, veya. Terimler arasına bir (//) atılmıştır. Her yeni terimden önce sayfa numaraları verilmiştir. Örn.: “237: compound> *tamlama> bileşik; “tamlama”nın karşılığı “phrase”dir; “takısız tamalama” yoktur, artık doğrusu: “yokekli tamlama”dır. Ekin biçimsel yokluğu da anlamlı olduğu için, o ayrım da bir ek sayılır.


 

9: scope > *açı / genlik // 10: overt complementiser > açık *tümleyici / açık bağlayıcı. // 11. disambiguation > *açıklaştırma / belirlileme // 13 Noun complement clause > düz çevrilerek “ad tümleci tümceciği” denmiş. Oysa “adı bütünleyen // tümcecik” anlamıyla “adı niteleyen (adlaşmış) tümcecik / adlaşmış niteleyici tümcecik” olması gerekir. Çünkü tümleme yüklem ile ilgili bir terimdir. Adın nitelenmesi ile yüklemin tümlenmesi ayrı tutulmalı. // 14: *”adılsıl”, artık gereksiz bir biçim, onun yerine “adılsı” denebilir, ama “adıl” denmeli. // 15 parameter > *değiştirgen olmamalı. “Değişken” bir Matematik terimi olarak en geç 1950’den bu yana kullanılmaktadır. // 17. Ad öbeği çiziminde ulam/dizim ayrımı gösterilmemiş. Addan önce gelen bağımlıların hepsi niteleyici olmalı, “tümleç” terimi oraya girmemeli. // 21 low vowel > *alçak ünlü > geniş / açık ünlü // falling tone > *alçalan ton > düşen ton. // Anımsatma: “kayan ton” terimi “seken ton”a karşıt yapılmıştır ama, sözlüğe girmemiş.//21 experiencer > algıla-/ dene- yerine “edilgen özneli” bir eylem bulunmalı. // 23 allophone > *altses > üye ses. // 24 subjacency condition >*alttaşlık koşulu > dışlama koşulu // intension > *amaç > niyet // 25 proto-language > *anadil > öndil / kökdil // anadili *konuşuru / anadil konuşan // 25 native language > yerli dil / ülke dili // 27 negotiation of meaning > *anlam görüş-mesi > anlayış/anlam uzlaşımı // amelioration > *anlam iyileşmesi > anlam iyileme / olumlama / yenileme // 28 semantic triangle > *anlam üçgeni > anlamlama üçgeni // 29 seme *anlambirimcik > anlam ayrımı / ayrılı // sememe > anlambirimcik demeti > anlambirim /ayrılbirim. // 29 signification > *anlamlama ; ancak, açıklamaya göre “göstergeleme /göstergeleşme” daha uygun. // 29 semantic differential > *anlamsal ayrıştırım > tepkil ayırım / duygul ayırım // 29 semantic feature > *anlamsal özellik > anlam ayracı //


 

30 expressive >* anlatımsal > duygusal. // expressive function > * anlatımsal işlev > duygusal işlev. // 30 nonce formation > anlık *oluşum > anlık türev/türetim, geçici biçimleme. // 31. instrumental phonetics > araçlı *sesbilgisi > araçlı/ölçümlü sesbilim. // 31 insertion sequence > *aralayıcı sözce > aralama > dışarma (lar). // 31 parataxis > *ardarda sıralılık > ardardalık , ardarda dizim/diziliş. // 31 concatanation > *ardışıklık > zincirleme, biledizim, ardalama. // 32 purification > *arılaştırma, arıtma, kendileme, // 32 back sounds > *arka sesler > art sesler // 32 backgrounding > *arkalama> öteleme, sonadizim, alandışı konumlama. // 32 enclitic > *artbiçimce > artbiçim, ayrıl (son)ek // 32 background knowledge > *artalan bilgisi > önbilgi, konumlama, ek bilgi. // 33 anaphor> *artgönderge > öncüle bağlayan / öncülü izleyen / ardıl iz // 33 anaphora > *artgönderim > ardıl izlem // 33. heavy NP > *artımlı Adöbeği > uzun adöbeği, // 33 heavy NP shift > artımlı AÖ aktarımı > sona kaydırma. // 35 x-bar schema > *aşamalı-X çizelgesi > yapılanma / yapısal çizim > salkım // 35 x-bar theory > *aşamalı-X kuramı > salkım kuramı. // 35 A-üstünde-A ilkesi > A-üssü-A kısıtı / kısılı. // 36 disjunction > *ayırma > önermesel ayrım. // 36 anomalous > *aykırı > çelişkili > düzensiz / uyumsuz // 36 Anomalists > *aykırılıkçılar > uyumsuzlar // 36 cicumfix > *ayrık ek > aralı ek. // 37 difference theory > *ayrılık kuramı > ayrımcı kuram // 37 contrastive > *ayrımsal > karşıt // contrastive linguistics > *ayrımsal/karşıtsal dilbilim // 37 narrow / broad transcription > ayrıntılı / genel > sesel / birimsel çevriyazım (çevriyazı = abece’dir) // 38 coherence > *bağdaşıklık > bağdaşma, tutarlılık // 38 incompatibility> *bağdaşmazlık > uyuşmazlık, birbirini dışlama / dışarma // 39 free variation > *bağımsız değişkenlik > bağımsız değişim, engelsiz değişim // 39 juxtaposed sentence> *bağımsız sıralı tümce > yanaşık tümce.// 39 free discourse > *bağımsız söylem > engelsiz söylem // 40 connected discourse > *bağıntılı söylem > ilişkili/ilişik söylem, birleşik söylem // *41 conjunct >*bağlak (çok kötü bir karşılık) > bağlanan, eşlenen // 41 context-free > *bağlamdan bağımsız > bağlamsız /genel. // 41 context-free rule > *bağlamdan bağımsız > bağlamsız / genel kural // 41 concordance > *bağlamlı dizin > tek metinden örnekli dizin / tek-kitaba-özel örnekli sözlük / yazar sözlüğü. // 43 agglutination > *bağlantı, bitiştirmeli , eklemeli // *bükümlü > bükünlü // 43 agglutinative language > *bağlantılı diller > bitiştirmeli diller, bitişik/yapışık/yanaşık-birimli diller. // 43 connected speech > *bağlantılı konuşma > doğal söylem, ilgili / ilikli / ilişik konuşma, // 43 supplementary questions > *bağlantılı sorular > ek/destek sorular. // 44 cohesion > *bağlaşıklık > bağlaşma / bağlaşım. // 44 head > baş : başı-önde, başısonda, önbaşlı / sonbaşlı // 45 morphophoneme >*baş biçimbirim (Çok yanlış) > biçimsel-sesbirim archiphoneme > baş sesbirim // 45 head parameter > *baş değiş-tirgeni > baş oynaklığı > baş değişkeni // 45 matrix language > *başat dil > temel dil. // 45 dominance >*başatlık > üstelik/öncelik, üstte olma. // 45 suppletion > *başkalaşma > bükündışı/ üvey biçim // 46 disjoint reference > *başkasına gönderim > belirsiz gönderim, // 46 trigger > başlatıcı > tetik // 46 acronym > *başlık kısaltma > harfleme > başharfleme / başharflere indirgeme: örn. DDY // 46 baby talk: bebek dili > bebekçe, // 47 indefinite pronoun > belgisiz adıl *biçimbilim > metinsel, sözdizimi // 47 specifier > ‘belirleyici’ olursa, vague> ‘belirsiz’ olmamalı ( ? ikircikli) // 47 adjunct > *belirtecimsi > belirteç işlevli (“tümleç” neden denmiyor?) > zarf işlevli. // 48 flat > *bemolleşmiş > düz // 49 paronymy> *benzerlik > eşseslilik


 

50 descriptive adequacy > *betimleme yeterliği > betimsel yeterlik // 50 release > *bırakım> açış / ?salış // 52 morphological case > *biçimbilimsel durum > biçimsel durum// morphological property> *biçim bilimsel özellik > biçimsel özellik, morphological category> *biçimbilimsel ulam > biçimsel ulam (Hayret!) // 53 clitic > *biçimce > ayrık (yazılan) ek. // 54 message > *bildiri > ileti // 54 communication > *bildirişim > iletişim // *bildirişim ilkeleri > iletişim ilkeleri, // 55 coversational implicature > *bildirişimsel sezdirim > sözel/sözlü sezdirim // 57 informant > *bilgilendirici > denek // 58 biuniqueness > *birebir karşılıklılık > birebir eşlik /varlık/ eşlenme/ varoluş // 60 coalesce > *birleşme> kaynaşma // 60 conspiracy > *birlenme, birleme / tek kurala indirgeme. // 60 collocation > *birliktelik > birlikte kullanım / konuşlanma // 61 polysynthetic word > *bitiştirmeli sözcük > çokekli sözcük // 62 gap >*boşluk > ara // 62 gapping > *boşaltma > aralama // 62 parameter >*değiştirgen, değişken // 62 empty category > boşulam: “... y-yapıda *sesbilimsel > sesel gerçekleşmesi olmayan ve adöbeği konumlarından birini dolduran soyut ögelerden herhangi biri”. // 63 vacuous movement> *boşuna taşıma> gereksiz // atlama/ sekme/ kaydırma/oynatma // 63 dialectalisation > *bölgeselleşme > ağızlaşma > lehçeleşme // 64 inflection > *büküm > bükün / *bükümlü > bükünlü. // 68 maximal command > *büyükçül buyurma > enüst buyurma; / enüst gereklilik // 68 maximal projection > *büyükçül yansıma > üste/enüste çıkma // 68 augmentative suffix> *büyültme eki > pekiştirme eki / artıl ek // 70 emotive function > *coşku işlevi > coşkul işlev / duygul işlev // 74 doubly filled comp filter > *çift doluşlu TÜM süzgeci > ikil tümleç süzgeci / engeli // 74 double relativisation> *çift ilgilendirme > ikil ortaçlama // 74 ambisyllabicity > *çift seslemleme > çift seslemlilik / seslem değiştirme // 74 bilateral opposition >*çiftyönlü karşıtlık > ikiyanlı karşıtlık // 75 linearity> *çizgisellik > artardalık. // 79 palatal fricative > *damaksıl hışırtılı > damaksı sızıcı / damak sızmalısı


 

81 variety / lect > *değişke > dil türü, ağız türü. // 81 variation > *değişkenlik > değişme // *82 variant >*değişki > başka // 82 commutation > *değiştirim > yerine koyma.// 82 substitution > *değiştirim> almaşma / değiştirme. // 84 contraction > *derilme> kasılma, kısalma // 84 continuers > *devam belirticileri > sürdürücü // 85 inversion > *devrikleme> ters dizim, ters konumlama // 85 egressive > *dış çıkışlı > dışa çıkışlı/ soluklu // 85 exocentric compound > *dışmerkezli bileşik > baş-düşümlü / niteleneni düşmüş bileşik. // 85 external argument> *dışsal öge > yüklemdışı öge // 86 external theta role > *dışsal rol > yüklemdışı işlev // *86 top down processing > *dikey işlemleme > başaşağı işlemleme. üstten-alta işlemleme // 87 language attrition > dil *aşınması> dil yıpranması // 87 language determination > *dil belirlemesi > dilsel belirleme // 88 linguistic repertoire > *dil dağarı > birey dilleri // 88 language switching > *dil değiştirimi > dilden dile geçme // 88 language shift > *dil kayması > dil değiştirme // 88 rim > *dil kenarı > dil yanı. // 89 language maintenance > *dil sürdürümü > dili koruma. // 91 grammaticality > *dilbilgisellik > dilsellik // 91 aggramaticality > *dilbilgisine aykırılık > dile aykırılık // 91 grammatical role > *dilbilgisel role > sözel işlev/rol // 91 grammatical word > *dilbilgisel sözcük > ekli sözel-biçim, dizimsel ekli/tümcel sözcük // 93 language economy > *dilde tutumluluk > dilsel tutumluluk // 94 intralinguistic interference > diliçi *girişim > diliçi/değişkesel etkileşim // 95 co-text > *dilsel bağlam > sözel bağlam // 96 language disorder > dilsel *düzensizlik > dilsel bozukluk // 96 language community > *dilsel topluluk > dil toplumu // 97 auditory phonetics > dinleyiş sesbilgisi > işitsel sesbilim // 97 interdental > *dişlerarası > dil-üstdiş / dil-diş // dental > *dişsil > dişardı. // 97 alveolar > *dişyuvasıl > dişseti / damak ucu/dişardı. // 98 alveo-palatal > dilucu-damak // 98 labio-dental > *dişsil-dudaksıl> dudak-diş // 98 diaphragm > *diyafram > böleç


 

100 tap > *dokunma > vuruş // 100 immediate constituent > *dolaysız kurucu> yanaşık kurucu // *101 expletive > *dolgu > boş-sözcük / biçim // *101 dummy > *dolgubirim > boş-sözcük // 101 cycle > *döngü > dönü // cyclical > döngüsel > dönel // cyclicitiy> *döngüsellik> dönellik. // 103 constant > *durağan > değişmez. // *104 case absorbtion > *durum ergimesi > durumsuzlanma (104. s. “edilgen *biçimbilimi” ancak “edilgen biçimlenme” olabilir. // 104 case theory> *durum kuramı > durumsal kuram, ilinme/ilişme/ilişim kuramı // case filter> *durum süzgeci> durumsal süzgeç, ilişim eleği.. // 105 stative verb > *durum eylemi > dural eylem. // 105 situational code switching> *durumsal kod değiştirimi > bağlamsal kod değiştirme // *105 bottom up processing > *düşey işlemleme > alttan üste işlemleme // 106 repair> *düzeltme> onarım //clinical lingüistics>*düzeltmeci dilbilim>dilsel sağaltım/sağalltım dilbilimi // 107 locutionary act > *düzsöz edimi (Kocaman yanlış!) > (söz) söyleme edimi // *edimsöz edimi > sözel edim// *etkisöz edimi > etkisel edim. // 108 agentive noun > *eden adı > yapan adı / eylemi yapan adı / eyleyen adı // 109 passive verb > *edilgen eylem > edilgen biçim / edili biçim . (Türkçeye göre bu sözlüksel mi dizimsel bir terim mi? Eğer dizimsel ise o zaman dizimsel olanla sözlüksel olan karışır: düş > düşül de hangisi pv ?) // 110 performance > *edim > kullanım // 110 activity, process > *edim > etkinlik, işlem // 111 illocution > *edimsöz >söz ile yapılan edim > sözel edim / sözeyüklü edim // 113 articulation > *eklemleme > sesletim // 113 manner of articulation > *eklemleme biçimi > sesin çıkış biçimi /sesletim biçimi // 113 place of articulation >*eklemleme noktası > sesin çıkış yeri / sesletim yeri // 114 articulator >*eklemleyici > sesletici // 114 articulated >*eklemli /eklemlenmiş> sesletimli / sesletilmiş /çıkarılmış // 114 articulation > *eklemleme > sesletim // **115 tag switching > *eklenti *değiştirimi > Örneksiz, anlaşılmıyor! // 115 catenative > *ekleyici eylem > eklenen / zincirlenen / belirleyici eylem // 115 privative opposition > *eksik ögeli karşıtlık > tekil karşıtlık // 115 deficit theory> *eksiklik kuramı > yoksunluk / yetmezlik kuramı // 115 ellipsis > *eksilti > düşüm. 16 elliptical >*eksiltili > düşümlü. // 117 interrupted > *engelli > kesik / aralı // 118 cognate > *eşasıllı > eşkökenli // 119 coordinate > *eşbağımlı > eşlenmiş // 119 coordinate sentence>* eşbağımlı t. > eşlenmiş tümce // 119 coordinate structure > *eşbağımlı yapı > eşlenmiş yapı / eşlemeli birim // *119 coordination > *eşbağımlılık > eşleme (açıklama eksik) // 119 isomorphic > *eşbiçimli (< açıklamaya aykırı çeviri) > eşçekimli / eşulamlı olabilir. // 119 isomorphism > eşbiçimlilik > biçimdeşlik / eş çekimlilik // 119 configurationality > *eşbiçimlenme > dizimsel katılım / dizimsel birlik //


 

120 homorganic > *eşçıkışlı > çıkış yeri bir. // 120 equivalence constraint > *eşdeğerlik kısıtlaması > denklik kısıtlaması // 121 covariance > *eşdeğişirlik > birlikte değişim /değişimde birlik // 121 collocation > *eşdizimlilik > dizimsel birlik / dizimdeşlik // 121 coindexation > *eşdizinleme > dizin birliği / eşimleme // 121 doublet >*eşil > ikil / kökül // 122 equative >* eşitlik derecesi > eşitleyici // 122 apposition > *eşleme > yanaşım / ardışım // 122 equative > *eşleyici > eşitleyici yapı // 122 tautology > *eşsöz > çelişik önerme/söz. // 123 adjacency >*eşteşlik > yanaşıklık // 124 active vocabulary > *etken sözvarlığı > işlek / etkin sözvarlığı // 124 exchange > *etkileşim örüntüsü > deyişim // 125 perlocution > *etkisöz > etkil edim / etkilem // 126 converse > *evrişik > karşıt / tersil // conversion > *evrişim > dönüştürme / tersleme // 126 verbal stem > eylem *tabanı / eylem kökü (? taban = base) // 127 verb constellation > *eylem takımı> yüklem / eylem ve bağımlıları // 127 verbal >*eylemcil > eylemden // 127 synthetic verbal compound > *eylemcil birleşik> eylemli bileşik, eylemli (başsız-) bileşik / bireşik eylemli birim // 127 verbal agreement > *eylemcil uyum > öznel izleme/uyum// 127 actor-action-goal > *eyleyen - iş - erek > yapan-eylem-etkilenen // 129 philosophical ling. > *felsefesel dilbilim > düşünsel dilbilim // 129 physiological phonetics> *fizyolojik sesbilgisi > sesletim organları sesbilimi / örgensel sesbilim // 130 lingua franca > *geçer dil > ortak dil // 130 acceptable >*geçerli > olabilen (söz) // acceptability> *geçerlik > dilsel olabilirlik // 131 opaque > *geçirimsiz > ayrışmaz // 131 incorporation > *geçişim > birleşim / bağlanma / ilişme // 132 gap > *gedik > ara, aralık // 133 developmental ling. > *gelişimsel dilbilim > (dil) edinimsel dilbilim // 133 general phonetics > *genel sesbilgisi > genel sesbilim // 134 broad transcription > *geniş çevriyazı > genel/ayrıntısız çevriyazım, sesbirimsel yazım // 134 elaborated code > *geniş kod > ayrımlı kod.// *dar kod > düzleyici/ ayrımsız/yalın kod // 134 macrolinguistics >*geniş oylumlu dilbilim > bütünsel / kapsamlı dilbilim // 135 extended standard theory>*genişletilmiş ölçünlü kuram> ayrımlanmış / uzalmış ilk kuram. // 135 Extended projection principle >*genişletilmiş yansıtma ilkesi > uzalmış yansıtma ilkesi. // 135 nasal > *genizsil > genizsi / geniz / *genizsilleşme > genizsileşme / 136 entailment >*gerektirim > gerektirme // 137 tagmemic > *dilbirimsel > dizimbirimsel // 137 regressive assimilation > *gerileyici benzeşme > ardıla benzeme // 137 on-glide tension >*gerilme > ön gerilim // 137 backformation > *gerioluşum > ek-atarak türetme // 137 off on-glide >*gevşeme-gerilme geçişi > ardıl sese geçiş // 137 off-glide >*gevşeme > sönüş // 138 glottal stop > *gırtlak çarpması > gırtlak kapantısı. // 139 glosseme >asalbirim /kökbirim// 139 chest pulse> *göğüs kasılması> göğüs atışı// 139 adressor > *gönderen > dilleyen / üreten


 

140 adressee> *gönderilen > alıcı // 140 reference > *gönderim > iletim, gönderme, ilem // 140 referential meaning> gönderimsel anlam > iletilen/göndermesel anlam // 140 referential expression >gönderimsel anlatım> iletimsel anlatım / göndermeli söz // 140 referential index > *gönderimsel dizin >iletimsel gösterim/ göndermesel imleme // 141 referential function >*gönderimsel işlev> iletimsel/göndermesel işlev. // 142 pictographic writing > *görüntüsel yazı > resimyazı // 142 Aspects model/theory > *görünüş örnekçesi kuramı> “Aspects” kuramı / görünüş kuramı (“Aspects” özel addır, çevrilmemeli // 143 specifier > *gösterici > belirleyici / ayırıcı // 144 deictic > *gösterimsel > gösterici öge // 144 demonstrative adverb > gösterme *belirteci > adılı (“Bu” adılı örnekte yüklemdir. Düşmüş olan “kitap” adılı niteleriv) // 144 stem > *gövde > kök // 144 incorporating languages> *gövdeleyici diller > ögebirleştirici diller/yanaşıkögeli diller // 145 sociolect > *grup dili > topluluk dili // 145 fortis > *güçlü > sert // 145 strong cross-over > güçlü *kesişme > güçlü aşırtma // 145 rich agreement >*güçlü uyum> zorunlu/sıkı izleme // 147 folk etymology >*halk kökenbilimi > biçimsel yakıştırma /halk biçimlemesi // 147 transliteration > *harf çevrisi> yazıl aktarım / çeviri // 147 air-stream mechanism > *hava akımı düzeneği > hava akış düzeneği / soluklama // 148 haplology > hece *yutumu > hece atma/eksiltme/düşümü // 148 target unit> *hedef birim> (hedef) alıcı // 149 sibilant > *ıslıklı > sızıcı // 149 co-text > *iç bağlam > birim-içi bağlam // 149 internal theta role> *iç rol> tümcel işlev // 149 epenthesis > *iç türeme > ses-ekleme // 150 embedded > *içeyerleşmiş > içeyerleşik // 150 embedding > *içeyerleşik > içeyerleştirme // 150 inessive > *içindelik durumu > içinde olma durumu // 150 sense > *içlem > dilsel anlam // 150 sense relations > *içlem ilişkileri > anlam ilişkileri // 151 endocentric > *içmerkezli > niteleneni içinde / başlı // 151 endocentric compound > *içmerkezli bileşik > niteleneni içinde / başlı bileşik // 151 implosive > *içpatlamalı > içepatlamalı // 151 inherent case > *içsel durum > nesnel olmayan durum, “-(y)I’sız durum // 151 internal argument > *içsel öge > kurucu öge // 152 medial > *içses > ortal ses // 152 syncope > *içses düşmesi> ses atlama // 152 ideal bilingualisn > *ideal ikidillilik > ülküsel ikidillilik // 152 binarism> *ikicilik > ikililik, ikil ayrım, ikil eşleme / ikil birleşim // 153 diglossia > *ikideğişkelilik > ikilehçelilik // 153 diphthong > *ikili ünlü > kayan ünlü (yıllarla düşünerek yanlışlığını anladığım “ikili” burada ne arıyor? “İkili”, “tek” ayrımı içeren ünlü ile çelişir)) // 154 duality > ikil > ikil sayı // ikilik // 154 reduplication > *ikileme > pekiştirme (ikileme pekiştirmeden başka bir işlemdir: biri sözcük türü seçer, ikileme ne tür ayırır ne de birim. “İkileme”yi (duplicatin) İngilizceye doğru çevirmek gerek. “Yineleme, ikilemeden başkadır. // 154 embedded language > *ikinci dil > yatık dil / batık dil. // 154 secondary articulation >* ikinci eklemlilik > ikincil eklemlilik/ sesel üretim // 154 secondary bilingualism> *ikincil ikidillilik > dengesiz ikidillilik // *birincil ikidillilik > eşit ikidillilik // 154 geminate > *ikiz ünsüz > ünsüz ikileme Ar hadd. Tek hecede olmalı, ayrı hecelerde olunca ikiz olamaz // 154 gemination > *ikizleşme > ikizleme / ünsüz uzatma : “ısss.sır” // 154 progressive assimilation> *ilerleyici / önceki sese benzeme; *gerileyici benzeme > sonraki sese benzeme // 157 prepositional phrase > *ilgeç / ilgeçli öbek // 158 relative pronoun > *ilgi adılı > bağ adılı // 158 relative clause > *ilgi tümcesi> niteleyici tümcecik // 158 relativisation > nitel-tümcecikleme / ortaçlama // 159 initial position> *ilk/baş konum // 159 primary compound > *ilksel bileşik > kökül bileşik // 159 spelling > *imla > yazım//


 

160 noun > *isim > ad // 160 optative > *istek> dilek kipi // 160 subjunctive > *isteme > sanal kip // 161 auditory phonetics > işitsel *sesbilgisi /sesbilim // 162 functional phonetics > işlevsel *sesbilgisi/ sesbilim // 162 operator > *işleyici > işletici // 163 abrupt release > *ivedi bırakım > birden açış // 163 action projection > *izlem sözleri > sunuş / açış / konumlama // 164 persuing questions > *izleyici sorular > yöneltici sorular // 165 acceptability > kabuledilebilirlik / onaylanabilirlik/ olurlanabilirlik // 165 cacaphony > *kakışma > sesel uyumsuzluk / sesel iticilik // 165 configurationality > *kalıplaşma > dizimsel birimlenme / birimlenirlik. // 166 analogical / configurational languages > *kalıplı diller > benzer birimlemeli diller. // 166 locative > *kalma > yer(leme) durumu / yeril durum // 166 evidential > *kanıtlanabilir > kanıtlı / açıklık // 166 evidentiality > kanıtlanabilirlik > kanıtlılık // 167 extension > *kaplam > genlik / uzam // 167 inclusion > *kapsama > içerme // 167 generic > *kapsayıcı > türsel // 167 sister > *kardeş > eş // 167 blending > *karma > yarılayıp birleştirme // 167 mixed language > *karma dil > karışık / katışık dil // 168 counter example > *karşı örnek > aykırı örnek // 170 counters > *karşıt sorular > karşı sorular // 171 converseness > *karşıtsallık > çağrışıklık // 172 catachresis > *kaydırma > yersiz kullanım / özürlü benzetme // 172 dislocation > *kaydırma > yersizme // 172 conversion > *kayma > dönüştürme, yer değiştirme // 174 cross-over > *kesişme > atlama // 174 interrupted >*kesintili > aralı / kesikli // 174 register > *kesit > ortam/alan dili // 174 pidgin > *kırma d. /karışık sığdil // 174 creole > kırma *anadili> kırma anadil / ortakdil // 175 creaky > kısık > kısık ses // 176 modality > tutumsal / göreli kip // 177 code switching > kod *değiştirimi > kod değiştirme > koddan koda // 178 topicalisation > *konulaştırım > konulama // 179 status planning > *konum düzenleme > değerleme / düzey belirleme // 180 organs of speech > *konuşma organları > sesletim organları//


 

180 speech community > *konuşma topluluğu > dil toplumu // 182 conditioning > *koşulluluk > koşullama // 182 ablaut, apaphony > *kök ünlüsü değişimi > kökel/kökül ünlü değişimi // 183 exceptional ... > *kuraldışı > seyrek // 184 cannonical str. > *kurallı yapı > sık kulanılan yapı. // 184 constituent > kurucu > bileşen // 184 construction > * kuruluş > yapılama // 195 strong ... > kuvvetli > güçlü // 195 pied-piping > *kuyruk takma > kuyruklama / sonlama // 186 sociolect > küme dili > topluluk dili. // 190 center > *merkez > işlemlik / orta // 191 motivation > *nedenlilik > güdüm // 192 wh movement > ne-taşıma > “ne” ögesini taşıma/ kaydırma // 192 quantitative ling. > *nicel ... > sayıl dilbilim // 194 alternation > *nöbetleşim> dil değiştirme / dilsel almaşma // 196 transitivize > *oldurganlaştırma > geçişlileme // 196 transitivized verb > *oldurgan eylem > geçişlilenmiş eylem // 197 articulation >*oluşturma > sesletim // 197 manner of articulation > oluşturma biçimi > sesletim/çıkış biçimi // 197 place of articulation > *oluşturma noktası > çıkış yeri // 197 articulator > *oluşturucu > sesletici // 197 formative > *oluşturucu > birimleyici // 197 articulated > *oluşturulmuş > sesli // 198 medial position > *orta konum > ortal konum // 198 mezolect > orta kullanım > ara lehçe // 199 loan word > *ödünç sözcük> alıntı sözcük // 199 loan translation > *ödünçlemeli çeviri> teketek/ sözcüksel çeviri / çevirisel aktarım. // 199 cline> ölçümlü > dereceli // 200 substandard > ölçünaltı > yanal / ölçüdışı // 200 standard variety > *ölçünlü değişke > / örnek / ölçü dil // 201 proclitic > önbiçimce > bağımlı önbiçim / *art biçimce >bağımlı art-biçim // 202 foregrounding > önceleme > başadizim / önedizim // 203 propositional attitude > önerme *tavrı > önerme tutumu / önermesel tutum // 203 axiomatic > *önermesel >doğru önermesel / belitsel // 204 cataphora > *ön gönderim> ardıla gönderme // 204 supraglottal > *ön sesyolu > gırtlaküstü // 204 anaphora > *art gönderim > öncüle gönderme. // 206 covert > *örtülü > örtük / gizil // 206 implicit meaning > *örtülü anlam > dolaylı anlam // 208 autosegmental phonology > *özerkparça sesbilimi > ayrıkögel sesdizim // 209 free relative clause> *özgür ortaç tümceciği > niteleneni düşmüş ortaç tümceciği // 209 subject control > *özne denetimi > öznel denetim//


 

210 theme> *öznelik > konu / izlek // 211 segmentator > *parça ayırıcı > parçalara bölücü // 211 suprasegmental > *parçaüstü > bürünsel / parçalarüstü // 212 suprasegmental phoneme> *parçaüstü sesbirim> bürünsel sesbirim // 212 affricate> patlamalı-*sızıntılı > patlamalı-sızmalı // 217 optional control> *seçimlik denetim> seçimli denetim. // **218 register tone> seken ton (kayan ton’a karşılık, alınmamış) // 218 discontinuous morpheme> *sepik biçimbirim> aralı ek / aralı biçimbirim // 219 phonetic alphabet> *ses abecesi> sesel abece // 219 metathesis > *ses aktarımı > sesel almaşma/ yer değiştirme // 219 phonetic change> *ses değişimi> sesel değişim // 219 intrusion> *ses ekleme > ünlü ekleme / kümel bölünme // 220 sound symbolism> *ses simgeciliği > sesel simgeleme // 220 phonetics > *sesbilgisi> sesbilim. // 221 phonetic analysis > *sesbilgisel çözümleme> sesel çözümleme / ses çözümlemesi // 221 phonology> *sesbilim > sesdizim, sesbilgisi // 221 phonological word> *sesbilimsel sözcük> sesel sözcük // 222 phonemics > *sesbirimbilim > yazımsal sesbilim (Pike 1947 kitabında bu alanı: “dillere abece yapma bilimi” olarak tanımlar, sesbirimleri bulma alanı “phonology” olarak belirlenmiştir) // 222 allophone >*sesbirimcik > sesbirim üyesi. // 222 phonotactics > *sesdizim> seseldizim // 223 zero derivation: *sıfır türetim> eksiz türetme // 224 bounding node> *sınırlama budağı> dizimsel düğüm/ oynaklık belirleme // 224 non-restrictive> *sınırlamasız > ekbilgi sunan (ilgi tümceciği) // 224 fuzzy > *sınırları belirsiz > puslu / aşağı-yukarı. // 224 coordination > *sıralama > eşleme // 225 conjoining > *sıralanış> bağlaçlı birleşme / bağlaşma // 225 coordinate bilingualism> *sıralı ikidillilik> ayrık ikidillilik // 225 coordinate structure constraint > *sıralı yapı kısıtlaması > eşleme/eşlenme kısıtlaması // 226 resulting > *sonuçlamalı > sonuçlu / sonuç ileten // 226 arbitrary control> *soyut denetim> ögesiz denetim, istemli denetim // 228 diction > *söyleyim > etkili konuşma/sözleme // 228 articulatory phonetics > söyleyiş *sesbilgisi> söyleyiş sesbilimi// 229 lexical field, semantic field> sözcük alanı > sözcüksel alan / anlam alanı//


 

230 kinesics > *sözdışı iletişim> sözsüz iletim / anlatım / beden dili. // 230 verbal repertoire> sözel dağar > sözel donanım. // 232 lexical entry> *sözlüksel kütük > sözlüksel girdi / sözcük girdisi // 232 lexical insertion > *sözlüksel yapıştırma> sözcükleme // 233 spectograph> *spektograf > sesçizer // 234 fricative > *sürtünücü > sızmalı. // 236 *ideal > ülküsel // 237 completive aspect > *tamamlamalı görünüş> tamamlayıcı görünüş // 237 compound> *tamlama > bileşik. // tamlama = phrase. “takısız tamlama”yoktur, “yokekli tamlama” demek daha doğru. // 237 key > *tarz > düzenleyici / çözücü // 238 target of movement> taşıma hedefi > kaydırma yeri // 238 unique morph > *tekçil biçimcik> tek biçim // 239 argument > *temel üye > zorunlu öge / katılan // 241 blocking > *tıkama > önleme // 241 blocking category> *tıkayıcı ulam> önleyici ulam // 243 sociolect > toplumsal *kullanım > toplumsal ağız // 244 language economy> *tutumluluk ilkesi > dilsel tutumluluk // 244 clausemate > *tümce eşli > tümcel eş. // 245 intrasentential code switching> *tümcererarası kod *değiştirimi/ tümceiçi kod değiştirme // 245 sentential subject constraint > *tümcesel/tümcel özne kısıtlaması // 245 panlectal > *tümdeğişkeli > bütün ağızlar. // 249 7. satır: “... A ilkesi *yıkılmıştır ve / bozulmuş olup tümce *dilbilgisi/dildışıdır. // 250 agreement > *uyum > izleme // 251 discontiguous assimilation > *uzak benzeşme > aralı / sekmeli benzeşme // 251 long movement > *uzak taşıma > uzağa taşıma. // 251 geolinguistics > *uzamdilbilim > yeril dilbilim // 253 vovel reduction > *ünlü düşmesi > ünlü eksiltme> hece atımı // 255 high variety > *üst değişke > saygın değişke // 255 acrolect > *üst kullanım> üstel ağız // 255 retroflection> *üstdamaksıl> kıvrık // 255 metalinguistic function> *üstdil işlevi> üstdilsel işlev // 255 suprafix/simulfix/ superfix > *üstek > üstel ayrım / bürül ayrım / örtül ayrım // 256 archiphoneme> *üstsesbirim > baş sesbirim / biçimsel sesbirim // 259 enrihment> *varsıllaştırma > varsıllama // 259 alienable possession> *vazgeçilebilir iyelik > silinebilir / atılabilir iyelik // 259 inalienable possession > *vazgeçilmez > zorunlu (izlenen) iyelik // 259 atonic/unstressed syllable> *vurgusuz seslem > odakdışı seslem /perdesiz seslem//

260 loan word > *ödünç sözcük > alıntı sözcük // 260 juxtapositional assimilation, reciprocal assimilation> *yakın benzeşme> yanaşık benzeşme> bitişiğe benzeme// 260 short movement> *yakın taşıma> yakına taşıma// 261 adjacency principle > *yandaşlık > yanaşıklık // yanaşıklık ilkesi. // 262 back channel > *yanıtsama > fısıldama. // 262 adstratum > *yan katman > komşul ağız. // 262 echo question > *yansıma soru > ezgil soru / “mI”sız soru. // 263 subordinate clause> yan tümce / bağımlı tümce // 265 derivational affix> *yapım eki / türetme eki // 265 function word > işlevsel sözcük // structural word> yapısal sözcük. // 266 auxiliary> *yardımcı> yardımcı eylem // 266 prescriptive linguistics > *yargılayıcı dilbilim > kural-koyucu dilbilim. // 267 affricate > *yarı kapantılı > patlamalı-sızmalı // 267 heteronomy> *yarım eşadlılık > yazımsal eşadlılık // 268 transliteration > *yazaç çevirisi > yazımsal çeviri. // 270 neologism> yeni öge> yeni sözcük. // 270 reformulation> *yeniden biçimlendirme> yeniden anlatım > yenil anlatım. // 272 insertion> *yerleştirim> yerleştirme / katma // 274 successive cyclic movement> *yinelemeli döngüsel taşıma> yinelemeli dönel taşıma // 276 comment > *yüklemlik> yorum. Bu terim, tıpkı “özne - yüklem” “theme- rheme” (= yüklemle ilgili)” ikilisi gibi, “topic - comment” ayrımının bir yanıdır ama, bilgisel bir ayrımdır. O nedenle bilgisel bir karşılık ile çevrilmelidir. // 277 pitch > *yükseklik> ses perdesi yüksekliği // 278 face saving> yüz *sakınımı> yüz sakınma, özel/özül sakınma “öbek” alınmamış, “adöbeği” var ama “eylemöbeği” yok. Umarım uyarılar göz önüne alınır..

i Kâmile İmer, Ahmet Kocaman, Sumru Özsoy, (Mayıs 2011), Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, (272 s. + Dilbilimciler + Dizin) 351 s.

ii Birinci bölüm: “Dilbilim Sözlüğü 1: Düz-çeviri-yoğun bir sözlük”, TDD Kasım-Aralık 2011; 36-40.Bu yazıda, sondan 4. satır sonu: ‘sözlük-’ yerine ‘sözcük’ olacak.

iii Bu yazı Dilbilim Sözlüğü 1 yazısından sonra okunursa daha iyi anlaşılabilir.

iv Bk. Demircan 2010.